Eski ve yeninin karşıtlığından ilham alan proje: 
The Waterhouse

 12/11/2018 - 13:14

1930'lu yıllarda Japon ordusunun karargahı olarak kullanılan The Waterhouse, Neri&Hu Design and Research Office tasarımıyla yenilendi. Restorasyon projesi, eskinin ve yeninin keskin karşıtlığına dayanarak oluşturuldu.

Hazırlayan: Sunay Gedik

Şangay'da dokların yer aldığı South (Güney) Bund bölgesinde bulunan 19 odalı butik otel The Waterhouse, içerisinde birden fazla hikayeyi barındırıyor. 1930'lu yıllarda Japon ordusunun karargahı olarak kullanılan bina, 2010 yılında Neri&Hu Design and Research Office tasarımıyla yenilendi. 

Tasarımla anlam arayışı

Orijinal eski bina restore edilirken, asıl yapıya korten çelik kullanılarak yeni ilaveler yapılmış. Bu dokunuş, binanın eski endüstriyel mirasına, Huangpu nehri kıyısındaki doklara göndermede bulunuyor. Neri&Hu'nun 4. kattaki yapısal ilaveleri, nehirde işleyen gemilerin endüstriyel doğasını çağrıştırırken hem yerel kültür hem de tarih ile içeriksel bir bağ kuruyor.

Otel, bakır renkli çatısı ve tamamlanmamış intibası veren dış cephesiyle kuralların ve alışılmışın dışında bir görünüşe sahip. Dış cephedeki bu tercih, eski ile yeni arasındaki bağa ve karşıtlığa da işaret ediyor.

Büyük ve sağlam bir yapıya sahip binada, hiçbir yere açılmayan 12 kadar merdiven de bulunuyor.

Butik otel, 19 odası, restoranı, teras barı ve muazzam çok amaçlı etkinlik mekanı ile konuklarına Şangay'ın yeni hayatından bir nefes sunuyor. Lyndon Neri, the Waterhouse'ın tasarım değerlerini şu sözlerle anlatıyor: “Otel, bir gezgine sadece yaşamın lüks ve konforlu bir parçasını sunmuyor, onun anlam arayışına vurgu yapıyor.”

Eskinin ve çağdaşın kavramsal karışımını yaparak otel, konuklarına eşsiz Pudong manzarasıyla şehrin düşük kat yüksekliğine sahip mimari mirasını sergiliyor.

İç tasarımda şaşırtan geçişler

Neri&Hu aynı zamanda otelin iç tasarımını gerçekleştirdi. İç mekan tasarımında, iç ve dış mekan arasında mükemmel bir geçiş sağlanırken, farklı mekanlar arasında geçişler bulanıklaştırılarak özel ve genel alanlar da uyumlulaştırılmış. Bu durum, beş yıldızlı otelde kalan konuklar için şaşırtıcı bir zaman geçirme ve konaklama deneyimi yaratıyor.

Otel, genel alanlar özel odaları ilgi çekici hale getirecek ve özel alanlar ise konukları genel alanlara davet edecek biçimde tasarlanmış. Resepsiyonun üst tarafındaki geniş dikey oda pencereleri ve yemek salonlarına bakan koridor pencereleri, bu amaçla düşünülmüş. Sürprizli alanların birbiriyle görsel bağlantıları, sadece şaşırtmakla kalmıyor, konukları otelin bulunduğu Şangay'ın kent koşulları ile karşı karşıya bırakırken kentin dokusu ile görsel koridorlar oluşturuyor.

Otelin 19 odası da birbirinden farklı olsa da her biri malzemede ve tasarımda birlik oluşturuyor: Meşe taban döşemesi ve yataklar, hafif renkli camla çevrelenmiş banyolar, beyaz duvarlar boyunca gömme masa ve dolaplar. Duvarlarda binanın eski dokusu korunurken serbest duran aynalar ve metal basamaklar kullanılmış.