Her koku yakalanmış bir andır

 12/01/2015 - 16:50

Her kokunun başka bir hikayesi olduğunu anlatan ünlü parfüm tasarımcısı Lyn Harris, koku tasarımına olan tutkusu nedeniyle bazı geceler uyuyamadığını ve laboratuvarda sabahladığını söylüyor. Koku tasarımı eğitimiyle ilgili “Yaratıcı dünyada başka bir eğitimin bu kadar titiz ve katı olduğunu hiç sanmıyorum” ifadelerini kullanan Harris, bu katılığın bir tutkunun gerçekleşebilmesi için gerekli olduğunu savunuyor. 

 

Röportaj: Sunay Gedik

 

Miller Harris markası yenilenen görsel kimliğiyle raflarda yerini aldı. Miller Harris'in yeni yüzünü bize anlatabilir misiniz?

Geçtiğimiz  yıl Miller Harris büyüdü. Orijinal ve hâlâ çok sevilen tasarımlarımızı daha da geliştirdik ve logomuzu güncelleyerek ona modern bir görünüm verdik. Paketlerimiz artık daha parlak ve havalı. Tüm bunlar Miller Harris'in bir marka olarak kendisine dönüşünün ve bunu gelecek 14 yıllara taşımaya hazır olduğunun işareti.

 

Parfüm tasarımı sizin için ne anlama geliyor? Biraz sizin kokularınızdan bahseder misiniz? 

Tüm kokularım bir hikaye anlatıyor; kimisi Marakeş'in bir bahçesinden ya da İstanbul’daki Sultanahmet Camii'nin ilham verici atmosferinden. Her koku, zamanda yakalanmış bir andır, her biri ile duygusal bir bağlantım var ve onları dünya ile paylaşmak benim için büyük bir keyif.

 

Parfüm tasarımına ne zaman başladınız? 

Miller Harris 2000 yılında siparişle yürüttüğüm işlerin devamı olarak gelişti. Başlarda Primrose Hill'deki evimde arkadaşlarım ve sevdiklerime sipariş kokular üretiyordum. Sonradan ürettiğim kokulara daha fazla kişinin ilgi duyabileceğini düşündüm ve  yalnızca dört parfüm üreterek ticarete başladım. Son 14 yılda büyümekte olan koku dünyasının artan taleplerlerine ayak uydurduk. 
 

Parfüm tasarımıyla ilgili uzun yıllar eğitim aldınız. Peki bu eğitim nasıl oluyor? Örgün bir tasarım eğitimi ile farkları ve benzerlikleri neler? 

Parfüm tasarımı kendinize karşı fazlasıyla kontrollü olmayı öğretiyor. Örneğin ben, tasarımdan hemen önce sarımsak ve soğan yenmemesi gerektiğini öğrendim. Bu iş, hayatınızın içine entegre olan bir dizi kuralı da beraberinde getiriyor. Eğer benim gibi mükemmeliyetçiyseniz, son derece asosyal hale gelebiliyorsunuz. Gecenin bir yarısı tasarım yapacağım diye yataktan fırlayıp, mükemmeli yakalayana kadar da laboratuvarda ayrılmadığım oluyor. Yaratıcı dünyada başka bir eğitimin bu kadar titiz ve katı olduğunu hiç sanmıyorum. Ama bir tutkunun gerçekleşebilmesi için bunun gerekli olduğunun da farkındayım. 

 

Siz tasarladığınız kokularda daha çok hangi bileşimleri tercih ediyorsunuz?
Benim favorilerim ve tercih ettiğim malzemeler Grasse'daki Robertet tarafından sağlanan ve dünyanın dört bir yanından elde edilen doğal malzemelerdir. Mis kokulu  amber tohumu, turunçgiller, bergamot ve Sicilya limonu gibi canlandırıcı aromalardan tasarımlar yapmayı seviyorum. Bir diğer favorim, çok gizemli bir bitki olan güve otudur, yamaçta ya da dağda yetişmesine bağlı olarak farklı kokar, topraksı ve yeşildir. Parfümden kolonyaya, erkeğe çok yakışan bir kokudur.
 

Diğer parfüm tasarımcılarından ayrıldığınız ana nokta nedir?

Hepimizin kendine özgü bir ritmi, bir tarzı var. Örneğin ben doğal malzemelerle çalışmayı tercih ederken, başka bir parfümcü sentetikleri tercih edebilir, bu ne tasarladığınıza bağlı olarak değişir. Benim laboratuvarım ve kitaplarım, yaratıcı ruh haline geçmeme yardım ediyor, yanında bir fincan da çay olunca beni durdurabilene aşkolsun. 

 

“Zamansız” parfümler tasarladığınız söyleniyor. Parfümde zamansızlık ne demek?

Yirmili yaşlarda gece sürebildiğiniz bir parfümü, altmışlarınıza geldiğinizde bir partide de kullanabiliyor olmanızdır. Zamana kafa tutan birkaç parfüm var gerçekten. Zaten bu tip bir parfüm tasarlayabilmek ve ortaya çıkarabilmek bir parfüm tasarımcısının en büyük rüyasıdır.

*ALLDESIGN MAGAZINE